var aa=0 var bb=0 var a=0 var b=0 function go(u) { if (aa==0) a=a+2 if (a>screen.availWidth-450) aa=1 if (aa==1) a=a-2 if (a==0) aa=0 if (bb==0) b=b+2 if (b>screen.availHeight-350) bb=1 if (bb==1) b=b-2 if (b==0) bb=0 if (count<1000) window.moveTo(a,b) } tatil - .....................CANSU&#39;NUN RENKLİ DÜN_YASI HOŞ GELDİN AMELE!!:) - Blogcu



BODY { background: url(logonuz.gif) top right; background-attachment: fixed }

bugs bunny kimdir?

27/5/2007 · Kategori: tatil

Bugs Bunny kimdir?

Keskin zekası ile "Bugs Bunny", dünyada en iyi tanınan çizgi film karakterinden birisidir. Güzel bir havuç peşine düşmediği zamanlarda, az bulunur meraklı doğasını gözler önüne sermekle meşguldür. Ve sadece Bugs Bunny , yakındaki bir tehlikeye karşı soğukkanlılıkla, "ee,Ne var? " diye seslenebilir. İlk olarak 1940 yılında Ben "Bugs" Hardaway tarafından yaratılmıştır. 1958 yılında "Knight Knight Bugs" ile Oscar ödülü almıştır.


Bugs Bunny zamanla değişti.






















Bugs Bunny resimleri


























































Kağıdı kalemi hazırla ve Bug Bunny çizmek için basamakları sırayla takip et. Ve sonuç, sadece sana özel Bugs Bunny resmi!

Keskin zekası ile "Bugs Bunny", dünyada en iyi tanınan çizgi film karakterinden birisidir. Güzel bir havuç peşine düşmediği zamanlarda, az bulunur meraklı doğasını gözler önüne sermekle meşguldür. Ve sadece Bugs Bunny , yakındaki bir tehlikeye karşı soğukkanlılıkla, "ee,Ne var? " diye seslenebilir. İlk olarak 1940 yılında Ben "Bugs" Hardaway tarafından yaratılmıştır. 1958 yılında "Knight Knight Bugs" ile Oscar ödülü almıştır.


Bugs Bunny zamanla değişti.






















Bugs Bunny resimleri


























































Kağıdı kalemi hazırla ve Bug Bunny çizmek için basamakları sırayla takip et. Ve sonuç, sadece sana özel Bugs Bunny resmi!

allahım!konuş benimle

26/5/2007 · Kategori: tatil

 

Bir gün, bir adam ellerini açıp yalvardı:
"Allahım! Konuş benimle!"

Tam o sırada bir çayırkuşu adamın bahçesinde
en son şarkısını söylüyordu. Ama adam çayırkuşuna
hiç kulak vermedi ve yakarmaya devam etti:
"Allahım! Benimle konuş!"

Az sonra hava aniden kapandı, gökgürültüsü
ve şimşekle birlikte kuvvetli bir yağmur başladı.
Fakat adam bunlara hiç aldırış etmedi,
yakarmaya devam etti:
"Allahım! Seni görmeme izin ver!"

O böyle yalvarırken, sağanak yağmur
sona ermiş ve güneş bütün ihtişamıyla ışıklarını
adamın evine kadar taşımaya başlamıştı.
Fakat adam bu manzaraya aldırış bile etmedi.
Her gün gördüğü birşey değilmiydi bu?
Yalvarmaya devam etti adam:
"Bana bir mucize göster Allahım!"

Böyle yalvarırken, yakınlardaki
evlerden birinden yeni doğmuş
bir bebeğin ağlayışları geliyordu kulağına
ama o bunu da farketmedi.
Üzüntüsünden ağladı, ağladı...
" Cevap ver bana Allahım!
Burada olduğunu bilmemi sağla!"

Tam o an, bir kelebek gelip
adamın koluna konmuştu.
Ama görmemekte, duymamakta
ve bilmemekte ısrar eden adam öbür eliyle
kelebeği iteleyip kovdu. Sonra da:
"Allahım!" Neden, neden bana
bir cevap vermiyorsun?"
diye ağlayıp, yakınmaya devam etti...

 

Ravindre K.
www.balca.net

 

 

1 bardak sütün hatırı

26/5/2007 · Kategori: tatil

BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI

Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu
ve okul giderlerini karşılamak için
kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu.

O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.
Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan
yiyecek birşeyler istemeye karar verdi.
Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı.
Yiyecek bir şeyler yerine "Affedersiniz,
bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca.
Genç bayan, çocuğun aç olabileceğini düşünerek
kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk,
sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra
"Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?"
diye sordu genç bayana.
Genç bayan, "Borcunuz yok" diyerek,
yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti;
"Annem, gösterdiğimiz şefkat ve nezaket
karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini
beklemememizi öğretti bize" dedi.
Çocuk "O halde çok teşekkürler, yürekten
teşekkür ederim size" dedi. Howard Kelly,
evin önünden ayrıldığı zaman
kendisini yalnızca bedensel olarak değil,
ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.

Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan
bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar
çaresiz kalınca, hastalığı ile ilgili araştırmalar
yapılması için onu büyük kente gönderdiler.

Dr. Howard Kelly, konsültasyon yapması için
çağrıldığı hastanın hangi kasabadan geldiğini
duyunca heyecanlandı. Artık genç olmasa da
yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı
ilk gördüğü anda tanımıştı ve onun yaşamını
kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Uzun süren tedaviden sonra
bayan sağlığına kavuştu. Dr. Kelly,
denetlemesi için önüne getirilen faturaya
şöyle bir baktı ve üstüne birşeyler yazarak
zarfın içine koydu ve hasta bayanın odasına gönderdi.
Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline.
Açmaya korkuyordu... Hastane faturasını
asla ödeyemeyeceğini ve geri kalan yaşamı boyunca
bu faturayı ödemek için çalışacağını biliyordu.
Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş
bir not dikkatini çekti. Kâğıtta şunlar yazılıydı:
"Hastane giderlerinin tamamı
bir bardak süt karşılığı ödenmiştir.".


Steve Goodier
Çeviri: Nuray Bartoschek

 


yaşkı kadın ile menekşe ağacı

26/5/2007 · Kategori: tatil

 

 
 

Kuraklık o yıl, New Jersey’in yemyeşil çayırlarını kahverengine
çevirmiş ve tüm New Jerseylilerin gurur kaynağı yüzyıllık dev ağaçların
yapraklarının zamanından önce dökülmesine neden olmuştu.

Kuraklığın kırküçüncü gününde, küçük bir kentin yoksullar mahallesinden geçen
Tom Greenfield adlı genç bir tarım uzmanı, tozlu yolda bir kova suyu
sürüklercesine taşıyan yaşlı bir kadına rastladı.Otomobilinin camını indirdi ve
yaşlı kadına seslendi: “Sizi gideceğiniz yere kadar götürebilir miyim, bayan?”

Yaşlı kadın teşekkür etti ve bir kilometre kadar geride kalan evini işaret etti:
“Zaten şu kadarcık bir yoldan geliyorum” dedi ve yüz metre ötedeki
dev bir meşe ağacını göstererek “Zahmet etmenize gerek yok...” dedi.

“Iki üç adımlık yolum kaldı. ”Greenfield, kadının bir kova suyu ne yapacağını
merak etti. Onu arkasından izledi. Yaşlı kadının, zorlukla taşıdığı kovayı
bahçenin uzak bir köşesindeki büyük meşe ağacına kadar sürükleyip,
sonra da kovadaki suyla meşe ağacını suladığını görünce, hem hayran kaldı,
hem de şaşırdı. Yanına yaklaştı ve sordu: “Bu ağacı sulamak için mi
o bir kova suyu bir kilometre öteden taşıdınız? Güçlükle kaldırdığınıza göre
kova galiba çok ağırdı.” Yaşlı kadın, genç adama gülümseyerek baktı.

“Tam 81 yaşımdayım. Bu ağaç ise, yaşamdaki tek dostum.
Küçük bir kızken arkadaş olmuştum onunla. Şimdi hiçbiri yaşamayan
tüm arkadaşlarımla bu ağacın çevresinde, bilseniz ne oyunlar oynadık,
onun gölgesinde nasıl dinlendik... Bu ağaç kurursa ne yaparım, ben?

”Tarım uzmanı genç adam, yüzyıllık dev meşe ağacına uzun uzun ve
dikkatlice baktı. Deneyimli gözü, ağacın giderek kurumakta olduğunu görmekte
gecikmedi. Yaşlı kadın, meşe ağacıyla arkadaşlığını anlatmayı sürdürdü:

“Annem beni dövdüğü ya da azarladığı zaman bu ağaca tırmanırdım,
onun kollarına sığınırdım” dedi. “Nişanlım, parmağıma nişanı ağacın altında taktı.
Benim için böylesi anılarla dolu olan bu ağaç için, bir kilometre öteden
bir kova su taşımamı gerçekten çok mu görüyorsunuz?”

Yaşlı kadın ertesi gün elinde su kovasıyla yine meşe ağacına giderken,
ağacın çevresinde beş altı işçinin çalışmakta olduğunu gördü.
Kovayı yere bıraktı ve işçilere doğru koşarak “Bırakın ağacımı” diye bağırdı.

“Dokunmayın benim ağacıma...” Işçilerin başındaki adam kasketini çıkardı
ve yaşlı kadınısaygıyla selamladı: “Ağacınıza kötü bir şey yapmak için değil,
onu kurtarmak için geldik, hanımefendi” dedi. “Ağacınızın köklerinin
çevresinde kanallar açtık ve onları tankerimizin deposundaki suyla doldurarak,
ağacınızı bol bol suladık.” Yaşlı kadın su tankerinin üzerinde yazılı olan
“Greenfield Fidanlığı” adına takıldı. “Fakat ben sizi çağırmadım ki?” dedi.
“Kim gönderdi sizi buraya?” Adam, saygılı tavrıyla yanıt verdi:
“Bizi buraya gönderen kişi, adını söylemedi efendim” dedi.

Yaşlı kadın, yeterli suya kavuşan arkadaşı meşe ağacının altında durdu
dün sohbet ettiği genç adamı anımsamıştı, işçilerin tek tek ellerini
sıktıktan sonra uzaklaşan kamyonun arkasından yaşlı gözlerle baktı.

 

 

UNUTULMAYAN DOSLUKLARIMIZIN ADINA

25/5/2007 · Kategori: tatil



KÜÇÜK BEYAZ BULUTT

25/5/2007 · Kategori: tatil

KÜÇÜK BEYAZ BULUT

Küçük beyaz bulut dağların üzerinde gülümsedi.
Armut ağacının gölgesinde yatmakta olan Hasan,
gözlerini küçük beyaz buluttan ayırmadan
kardeşi Esma’ya seslendi:

- "Esma bak, buluta bak buluta."

Esma, buluta baktığında; onun, küçük, tekerlekli bir
bisiklete benzediğini şaşarak izledi.

- "Benim de öyle bir bisikletim olacak." dedi Hasan.

“Benim de uzun saçlı, kocaman bir bebeğim olur mu?”
diye düşündü Esma. Küçük beyaz bulut, o anda
upuzun saçlı kocaman bir bebek oluverdi.
Esma’nın minicik beyninde büyüdükçe büyüdü,
kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı.
Alır mıydı babası?
“Yağmur yağar, iyi ürün alırsak
alacağım demişti.”. Ama alır mıydı?

Elindeki çapayı cılız pamuk saplarının dibinde
birkaç defa gezdiren Cemal doğruldu, belini tutarak.
Yüzünü armut ağacına çevirdiğinde;
çocuklarının gökyüzünü izlediklerini gözledi.
Küçük beyaz bir buluttu gözledikleri. Bu mevsimde
bir pamuk yumağı gibi gökyüzünde belirir,
sonra yitip giderlerdi. Ne gölge verirler,
ne de yağmur olup bereket sunarlardı.
Yarı eğildi, çapayı yavaşça kaldırıp,
ümitsizce indirdi susuzluktan çatlamış kuru toprağa.
Birkaç güne kalmaz bu pamuklar kuruyup giderlerdi...

Hacer, kovanın ipini saldıkça saldı kuyuya.
Yetmedi ip, eğilip uzandı kuyunun taşına,
kolunu uzatabildiği kadar uzattı. Güç bela
doldurabildi kovayı. Nereye gitmişti bu sular?
Akarsular kurumuş, kuyularda su bitmişti...

Hasan, tekrar bulutu göstererek:

- "Esma bak, dedi. Şimdi de kamyon oldu.".

Hafiften gülümsedi çocuklara küçük beyaz bulut,
sonra kendisini belli belirsiz esen rüzgara bıraktı.
Dede oldu, koyun oldu, uçurtma, tren, umut oldu,
umutsuzluk oldu. Kendisine katılmak isteyen
su tanecilerinden özenle uzaklaştı.
Büyük kara bulutlara hiç yaklaşmadı.

Kaç zaman geçmişti hatırlayamadı,
tekrar rastladığında başı öne eğilmiş,
gözleri dolmuştu Hasan’ın. Cemal,
tarlanın bir köşesinde acı acı çekiyordu sigarasını.
İçinde Hasan’a vurduğu tokadın burukluğu...

Küçük beyaz bulut bisiklet oldu,
uzun saçlı kocaman bir bebek oldu,
kamyon oldu ama ne Hasan’ın, ne de Esma’nın
öne eğilmiş başlarını yukarıya kaldıramadı.

İki damla yaş süzüldü Esma’nın gözlerinden,
içinde uzun saçlı kocaman bir bebek olan,
iki damla yaş ıslattı toprağı.

Küçük beyaz bulut, birden bire karardı,
ağladıkça ağladı...
Bereket oldu.

İrfan MUTLUER

 

 


♥♥bir hikayem var♥♥♥

25/5/2007 · Kategori: tatil

 

                                            SARMAŞIK VE GÜNEBAKAN

GÜNÜN BİRİNDE BİR SARMAŞIK BİR GÜNEBAKAN(AYÇİÇEGİ)NE AŞIK OLMUŞ.GÜNEBAKAN HERGÜN GÜNEŞİNİ BEKLER ONUN OLDUGU YERE DOOGRU KAFASINI ÇEVİRİR ÖYLECE ONUN GİTMESİNİ İZLERMİŞ.

AMA SARMAŞIK BUNU ÖYLE GÖRÜNCE (GÜNEBAKANINI)ÇOK SİNİRLENİR.GÜNEBAKANA DAHA ÇOK SARILIRMIŞ.BİRGÜN YİNE O GÜNEŞ GELMİŞ GÜNEBAKAN YİNE GÜNEŞE BAKACAKMIŞ.AMA OLMAMIŞ.TABİ İLKONCE SARMAŞIK UYANMIŞ KALKMIŞ,BİR BAKMIŞKİ ;GÜNEBAKAN ONA BAKIYOR GÜNEŞE BAKMIYOR ARTIK ONUN ONU SEVİYOR.AMA HERŞEY BAŞKA TÜRLÜYMÜŞ,MEĞER SARMAŞIK GÜNEBAKANI OKADAR SARMIŞKI ONUN NEFES ALMASINI EN GENLEMİŞ VE O ÖLMÜŞ.

  

 

 E ARTIK BUNUN YORUMUDA SİZE KALMIŞŞŞ......

Tokio Hotel - "Dont Jump" Live at the Roxy in Hollywood 2.15.08 - Tokio Hotel su gibisin - EMRE ALTUÐ-2004 Emre Altug - Ask i Kiyamet - makinemiz sağlam ve bize bağlan, rakibimiz yok şu an için bunun için dağlan!!!(ceza)türkiyemin en güzel sitesi.:) aaaaa YORUM YAZMADIN MI?AYIP ETTİN AMA::::) TARİHTE BUGÜN